Saygı

STRESLE BAŞA ÇIKABİLME-3

Saygı Günenç

stresbasedilme3

Stres hayatımızın bir parçası ve biz onunla yaşamayı öğrenmeliyiz!

Şimdiye kadar yazılarımızda, stresin zararlarından ve doğru yönetilirse, aslında faydalı bile olabileceğinden bahsettik. Şimdi gelelim stres durumunda yapılan yanlışlara ve nasıl başa çıkabileceğimize…

Stres durumunda yapılan yanlışlardan kaçının!

Stres durumunda özellikle tükenme döneminde (STRESLE BAŞA ÇIKABİLME-2) yapılan yanlışlar, vücutta çok ciddi zararlara yol açabiliyor. Örneğin,

-Sigara ve içki tüketimi artıyor.

-Hiç bir sebep yokken, uygun olmayan ortamlarda bile ortaya öfke çıkabiliyor, kızgınlık dalgaları yaşanabiliyor.

-Kişi bulunduğu ortamın dışına çıkıyor (kendini soyutluyor)ve gerçeklik şansı olmayan hayaller kurabiliyor ve uzun süren düşüncelere dalabiliyor.

-Kişisel başarısızlıkları sürekli düşünüyor ve hep hatalı olduğunu düşünerek kendine olan güvenini zedeliyor.

-Kişi kendini alışılmışın dışında yaptığı işe veriyor ve sürekli aynı işi yapabiliyor. Örneğin hızlı bir şekilde çalışma masasını topluyor, aceleci bir şekilde bir çok işi yapabiliyor. Ev temizliğinde uzun süre vakit harcayabiliyor.

-Algısını kapatıyor ve önemli kararlarda yanlış adımlar atabiliyor.

-Güven sorunu yaşıyor ve güvenemediği hiç bir şeyde yer almıyor. (Aşırı güven olabildiği gibi, bağımlı da olabiliyor)

streskonumuz3

-Dikkat dağınıklığı yaşıyor, düşüncesizce davranışlar sergiliyor.

-Fizyolojik olarak, kaşınma ve sivilce, kabartı gibi durumlar yaşayabiliyor.

-Aşırı endişelenme yaşayabiliyor ve çevresindeki önemli olaylara bile kayıtsız kalabiliyor.

-Uyku bozukluğu yaşayabiliyor(uyuyamama ya da sık uyanma).

İşte tüm bunlar, çeşitli hastalıklara davetiye çıkarıyor. Stres anında bile eğer farklı açılardan bakabilir ve doğru adım atılırsa, kişi bu zararlardan kendini koruyabiliyor.

streslebasedebilme33

Stresle nasıl başa çıkabiliriz?

Bir canlı varlık, bütünlüğünü, iyilik halini ve homeostatik dengesini sürdürmeli, eğer bozulmuşsa yeniden oluşturmalıdır. Kısaca mücadele ederek! Elbetteki doğru bilgi ve düşünülerek atılmış adımlarla…

Lazarus’a göre, stresle başa çıkmada ilk aşama, durumun doğru değerlendirilmesiyle başlıyor.

*Durum sizin için stres yaratacak düzeyde mi? Tehdit oluşturuyor mu?

*Tehdit oluşturuyorsa nasıl başa çıkmak gerekiyor? Hangi yöntemle stres yönetebilirsiniz?

İşte bu noktada stresi doğru yönetmeniz için iki yöntem kullanılabiliyor. Önemle belirtmeliyim ki; stresi oluşturan kişi çözümünü de kendi belirliyor. Kontrol altına almak için soğukkanlılıkla hareket etmek bile bazen yeterli oluyor.

1-Problem odaklı başa çıkma

Problemin kendisi hakkında bir şeyler yapmak anlamına geliyor. Problem odaklı başa çıkmada hedef, problemi çözerek stresi azaltmaktır. Sizi rahatsız eden konuları/olayları stres kaynağı olmaktan yani hayatınızdan çıkarmanız doğru adım olacaktır. Şayet hayatınızdan çıkaramayacağınız bir durum ise size başka bir yöntem öneriyoruz.

2-Duygu odaklı başa çıkma

Kişinin olumsuz duygular üzerinde çalışmasıyla kontrol altına alınıyor. Bu başa çıkma yolu, destek ve anlayış aramak, kimi durumlarda inkar etmek gibi duygusal sıkıntıları giderecek yollar aranması anlamına geliyor. İşte bu mücadele şeklinde sizin için bir kaç ipucu…

*Bulunduğunuz mekandan uzaklaşın.

*İlgi odağınızı geçici olarak başka bir şeye yönlendirin.

*Olumlu şeyler düşünün.

*Sizi mutlu hissettirecek şeyler yapın. Konuyu bir süreliğine erteleyin.

*Stres anında yapacağınız olumsuz hareketi geri alamayacağınızı düşünün.

*Stres durumunu kabullenin ve soğukkanlılığınızı koruyarak çözüm düşünün.

*Stres anı geçtikten sonra, aynı olaya, daha farklı yaklaşacağınızı, daha az sinirleneceğinizi/kaygılanacağınızı/korkacağınızı/üzeleceğinizi anımsayın.

*Ve maddi kaygıların, sağlık sıkıntılarının, adil olmayan davranışların, hayatın içinde var olduğunu unutmayın.

streslebasedebilme32

Son olarak şunu söylemeliyim ki; insanlar kendi duygularını kesin olarak öngöremezler. Bir olaydan çok mutlu olacağımızı iddia ederken, başka bir şeyin de çok mutsuz edeceğini savunabiliyoruz. Ancak şartlar durumlar gerçekleşince bir de bakıyoruz ki; ne o çok istediğimiz arabayı alınca bulutların üstünde uçmuşuz, ne de kaybettiğimiz dostluğumuz hayatımızı değiştirmiş. Hayat inişli çıkışlıdır. Her gün mutlu olmayı ya da tam tersi her gün üzülmeyi sağlık işareti olarak değerlendiremeyiz. Bize düşen stres yaratacak olayların hep var olacağını sadece mücadele ederek doğru yönetebileceğimizi unutmamak. Tıpkı dertlerini ağaca astığını söyleyerek kendine mükemmel bir stres önleyici bulan adamın hikayesi gibi…

Bir zamanlar, oldukça yoğun çalışan bir marangoz varmış. Her gün hayatın onun için adil davranmadığından yakınır, bir sürü sorunla uğraşır dururmuş. Bir gün yeni aldığı bir işi tamamlamak için verilen adrese gidiyormuş. Giderken yolda lastiği patlamış. Kan ter içinde lastiğini değiştirmiş ve yola çıktığında takım çantasından bir kaç aleti orada bıraktığını farketmiş. Çok üzülmüş ama geri dönerse, işe çok geç kalacakmış. Tam çiftliğin önüne yaklaştığında, arabası birden durmuş. Biraz oyalanıp çözmeye çalışmış ama maalesef arabayı tekrar çalıştıramamış. Kızgın, üzüntülü bir şekilde takım çantasını alıp çiftliğe gitmiş ve oradaki işlerini halletmiş. Çiftlik sahibinin oğlundan onu eve bırakmasını rica etmiş. Marangoz ve çiftliğin küçük oğlu yola çıkmışlar.

Marangozun arabada giderken, öfke içinde aldığı derin soluk sesleri duyuluyormuş.Küçük bey biraz huzursuz bir şekilde yolculuğu tamamlamış ve marangozun evine ulaşmış. Marangoz teşekkür etmek için evine davet etmiş. Küçük bey tedirgin ama teklif kabul etmiş. Tam içeriye girerlerken, marangozun kapının yanındaki ağacın önünde durduğunu, yapraklarını elleriyle okşadığını farketmiş. Sonra kapıyı çalmışlar ve marangoz kapıyı açan eşine sımsıkı sarılmış. Çocuğunu öperek güle oynaya içeri girmiş. Küçük bey şaşkın, bu kadar öfkeli bir adam nasıl birden değişti anlayamamış. Fırsatını bulup marangoza yanaşmış ve nasıl birden böyle keyifli olduğunu sormuş. Marangoz gülümsemiş ve demiş ki:

Elimde olmadan işimde bazı sorunlar çıkıyor, ama şundan eminim ki o sorunlar, evime, eşime ve çocuklarıma ait değil. Bunun için bu sorunları her akşam eve girerken kapıda gördüğün o ağaca asıyorum. O ağaç benim dert ağacım! Sabah uyandığımda, astığım dertleri ağaçtan geri alıyorum. Ama ilginç olan ne biliyor musunuz? Ertesi sabah onları almaya gittiğimde, astığım kadar çok olmadıklarını görüyorum…” demiş.

Sıkıntılar, sorunlar, olumsuzluklar, kaygılar  yüzünden oluşan stres konusunda yalnız olmadığınızı asla aklınızdan çıkarmayın!

Sevgilerimle.

 

Saygı Günenç

Nisan/2015sgmyazilimelektronikargekariyereğitim

Saygı Günenç tarafından yazıldı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2.292 okunma

Başa Dön