Saygı

SORUNLARIMI AĞACA ASIYORUM!

Saygı Günenç

Eski çiftlik evini tamir etmesi için tuttuğum marangoz, zorlu çalışmanın ilk gününü tamamlamıştı. Elektrikli testeresi bozulmuş, bir saat kaybetmesine yol açmıştı ve şimdi de eski kamyonu çalışmıyordu. Onu evine götürürken sessizce oturdu. Evine vardığımızda, ailesiyle tanışmam için beni eve davet etti. Sonra ön kapıya doğru yürürken kısa bir süre küçük bir ağacın önünde durdu ve iki eliyle ağaçların dallarına dokundu. Kapı açıldığında çarpıcı bir değişim oldu: güneşten yanmış yüzü kocaman bir gülümsemeyle aydınlandı; iki çocuğuna sarıldı ve karısını öptü. Daha sonra bana arabama kadar eşlik etti. Ağacın yanından geçerken, ona merakla biraz önce ne yaptığını sordum.

― O benim sorun ağacım, diye cevap verdi marangoz. Biliyorum ki işte sorunlardan kaçmanın bir yolu yok ama kesin olan bir şey var: sorunların evin dışında, karımdan ve çocuklarımdan uzakta tutulması gerekiyor. Bu yüzden her akşam eve geldiğimde sorunlarımı bu ağaca asıyorum. Sonra, ertesi sabah onları tekrar alıyorum. Gülerek devam etti:

― Komik olan şu ki sabah onları almaya gittiğimde, bir önceki gün astığımı hatırladığım kadar fazla olmuyorlar!

(Alıntıdır:Rosario Gomez A.  “Ruhu Olan Öyküler”)

 

 

agacsorunlar2

 

agacsorunlar

 

Saygı Günenç tarafından yazıldı

“SORUNLARIMI AĞACA ASIYORUM!” Yorumları (4 Adet)

  1. Levent Kartal dedi ki:

    Buna benzer hoş hikayeleri çok okumuşluğum vardır ama bunu ilk defa burada okudum… Bir yuva kurmanın, çocuk yetiştirmenin (hem de marangoz olarak)getirdiği zorluklara rağmen karakterin ‘önce ailem’ duygusunu kaybetmediğini görüyoruz…Belki de taa en başından üstlendiğimiz yada üstlenmeye karar verdiğimiz ‘sorumluluklarımızı” (öz-saygı?) severek başlamak gerek… Yuva kurmak turşu kurmaya benzemez. Teşekkürler! (Web sitenizin tasarımı çok güzel)

    1. Saygı Günenç dedi ki:

      Merhaba Levent Bey,
      Değerli sözlerinizle yazının anlamı güçlendi.
      Maalesef global değişimle birlikte aile kavramı zayıflıyor, değerlerimizi günlük koşuşturmada unutup gidiyoruz. Ama dediğiniz gibi özsaygımızı yitirmemek için sorumluluklarımızı tıpkı olması gerektiği gibi yerine getirmeliyiz. Katkılarınız için teşekkür ederim.
      Blog tasarımını beğendiğinize çok sevindim. Katkı ve önerilerinizi her zaman beklerim.
      Güzel paylaşımlarda görüşmek dileğiyle.

  2. Ercan Özçelik dedi ki:

    Merhaba Saygı Hanım,

    Güzel bir paylaşım olmuş. Aynı konuyu bir yazımda bende şu şekilde işlemiştim:
    “Her şeyde olduğu gibi ticaret hayatında da iniş ve çıkışlar yaşanabilir. Geri dönmek veya farklı bir yola sapmak için gerekli kaynak ve enerjiyi bir yerlerde tutmak cidden doğru olacaktır. Her şeyimizi tek seferde tüketmek yıkım getirir. Birde, güçlü bir aile yapısı ve anlayışlı bir eşinizin olması emsalsiz bir değer olacaktır. Eviniz kalenizdir, işiniz evinizi kötü etkilemeye başlamışsa derhal çözüm yoluna gitmeniz veya vazgeçmeniz gerekir. Köprüden önceki son çıkışınız bu noktadır. Yeni iş bulmak, yeni bir iş kurmak daha kolaydır. Yeni bir ev ve aile kurma şansınız olmayabilir. Evinizi ve ailenizi harcayacak işlerden uzak durun.”
    Yazının aslı:http://www.ercanozcelik.com/damdan-dusen-acemi-girisimciden-deneyim-paylasimi/

    Selam ve saygılar…

  3. Saygı Günenç dedi ki:

    Merhaba Ercan Bey,

    Değerli yorumlarınız ve katkılarınız için çok teşekkür ederim. Geniş bir pencereden baktığınız yazınızı keyifle okudum. Ben ve değerli okurlarım bu sayede blogunuzla tanıma ve yazılarınızı okuma fırsatı bulduk. Teşekkürler.

    Güzel paylaşımlarda görüşmek dileğiyle.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2.291 okunma

Başa Dön