Saygı

İŞ HAYATINDA KÖPEKBALIĞI YÖNTEMİ

Saygı Günenç

Punch

Düşünün… Hayatımızda her gün bir şeylerle mücadele ediyor, bir şeyleri yoluna koymaya çalışıyoruz. Bunun için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çaba gösteriyor ve haliyle bir yıpranma yaşıyoruz. Bir çok insan zaman zaman sorumlulukların altında ezildiğini düşünüyor… Siz de bazen böyle hissediyor musunuz?

Hayır diyebilen kişilerin az olduğunu düşünüyorum. Maalesef toplumda bize biçilen roller (anne-baba-abi-kardeş-çocuk-müdür-çalışan-eğitimci vs..) sebebiyle bir çok sorumluluğumuz bulunuyor. Bir çoğunu severek yerine getiriyor ya da hayatta olduğumuz ve sorumlu olduğumuz için, mutlu olup, güç alıyoruz. Özel hayatımızda, bazen güzel bir söz duymak, bazen çocuğumuzun yaptığı bir hareket (şirinlik), bazen bir teşekkür bizi her gün motive ediyor ve bazen kızarak bazen de gönülden, ailemizle ilgili her görevi yerine getiriyoruz. Belki de fazlasını…

İş yerinde ise sahip olduğumuz iş bilinci, misyonumuz, başarı odaklı yaklaşımımız, verilen görevi yerine getirme çabası, bizim motivasyonumuzu sağlıyor. Yapılan iş zorda olsa bu motivasyon, bütün engelleri kaldırıyor. Tabi kaldırmadığı, bizi zorladığı ve strese dönüştüğü zamanlar da oluyor. Elbette sürekli bahsettiğimiz gibi; konfor alanlarımızı zorlayacak her hareket, davranış, durum bizi strese sokabiliyor.

Bütün bunlara rağmen aslında düşünülenin tam aksine, rahatlıktan çıkıp sorunlarla baş etmek için çabalamak insanları dinç tutuyor ve bulunduğunuz ortamda/mevkide kalmanızı sağlıyor. Tıpkı Japonların köpekbalığı yönteminde olduğu gibi…

Kopekbaligi-Carcharhinus-limbatus-4 Yaşadığımız sorunlarla boğuşmanın bizi ne kadar dinç tuttuğu, güçlü kıldığını gösteren güzel bir örnek… İşte Japonların köpekbalığı yöntemi. Anlatılana göre:

Japonlar bir ada toplumu olarak taze balığı her zaman çok severlermiş. Fakat Japonya sahillerinde, bol balık az bulunduğundan, balıkçılar nüfusu doyurabilmek için daha büyük teknelerle okyanusa açılmaya başlamışlar. Başlangıçta balık tutmak için uzaklara gidildikçe, geri dönmesi de daha uzun zaman almaya başlamış. Dönüş bir iki günden daha fazla uzarsa, tutulan balıkların da tazeliği kaybolmaktaymış. Japonlar, tazeliği kaybolmuş balığın farkını anlayıp lezzetini hiç sevmemişler. Bu problemi çözebilmek için balıkçılar, teknelerine soğuk hava deposu yaptırmışlar. Böylece istedikleri kadar uzağa gidebilip tuttuklarını da soğuk hava deposunda dondurulmuş olarak saklayabilmişler. Ancak Japon halkı, bu defa da taze balıkla donmuş balığın lezzet farkını ayırt etmiş ve bu balıklara çok para ödemek istememişler. Bunun üzerine, balıkçılar çareyi teknelerine balık akvaryumu yaptırmakta bulmuşlar. Japon halkı bu defa da canlı olmasına rağmen bu balıkların da lezzetinde bir farklılık hissetmişler. Hareketsiz, uyuşmuş bir durumda günlerce yol giden balığın, canlı, diri ve hareketli balığa göre lezzeti çok farklıymış. Sonunda Japonlar taze ve lezzetli balığı sofralara getirebilecekleri bambaşka bir yol bulmuşlar:

Balıkları yine teknedeki akvaryumlarında tutarken içine küçük bir de köpekbalığı atmışlar. Böylece balıkların bir kısmı köpekbalığı tarafından yutulmasına rağmen geride kalanlar son derece taze kalabilmiş…

Kim derdi ki köpek balığı bu kadar faydalı:) Kim derdi ki; sıkıntılarımız, karşılaştığımız güçlükler aslında düşünüldüğünün aksine bizi güçlendiriyor. Hayatımızı daha renkli, daha hareketli yapıyor ve başarıya ulaştırıyor… Moralinizin düştüğü, motivenizin azaldığı anlarda köpekbalığı yöntemini hafızanızdan çıkarmamanızı öneririm. Tabi bu arada köpekbalığının yuttuğu balıkları da ayrıca değerlendirmek gerekiyor… Yutulan değil mücadele eden kısmında yer almanız dileğiyle…

Saygı Günenç Nisan/2014

Saygı Günenç tarafından yazıldı

“İŞ HAYATINDA KÖPEKBALIĞI YÖNTEMİ” Yorumları (8 Adet)

  1. Mert sipahioğlu dedi ki:

    Saygı Hanım,
    Siz gerçekten harikasınız.. Eskiler bu durumu hep ifade etmeye çalışırlar. İşleyen demiri ışıldatırlar, nerede hareket orda bereket derler de; hayatın neresinden bakacağımızı, banalleşen pollyana tavsiyelerini, ve bir de tutturamadığımız hayatın ritmini nasıl dengeleyeceğimizi söylemezler. Bence bu çıkmazı da siz aydınlatmış oldunuz. Kaleminize sağlık.
    Saygılar..

    1. Saygı Günenç dedi ki:

      Teşekkür ederim Mert Bey.

      Bir olay gerçekleştiğinde, çıkarılabilecek sonuçlar tamamen bizim bakış açımıza göre değişiyor. Her zaman değişik açılardan bakmayı denemek gerekli…

  2. DERYA dedi ki:

    Merhaba Saygı hanım,

    İş yaşamı için bir genelleme yapmak istiyorum.İş yaşamı ile bağlantı yapmak istedim. “yöneticiler çalışanlar için köpekbalıklarıdır.Bizi canlı ve diri tutarlar. Köpekbalığı gibi sürekli bizi izlerler. Bir hatada affetmeyebilirler.Bunlarda risktir ve bizi canlı tutar. Performans görüşmelerindede ya onların dişlerinden sıyrılırız veya midelerine gideriz. Biz havuzda yüzen balıklar ve onlarda bizim köpekbalıklarımız.

    1. Saygı Günenç dedi ki:

      Merhaba Derya Hanım,

      Bakış açınızı bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz:)
      Bir yönetici olarak, kısmen mizahi olarak yazdığınız bu yorumun bazı bölümlerine katılmamam mümkün değil:)

      Keyifli okumalar dilerim.

  3. Ayşegül Sönmez dedi ki:

    Saygı Hanım, yazınız tamda bir müddettir yaşadıklarımı anlatıyor.İnişler çıkışlar, sorumluluklar, bıkkınlıklar ama ne olursa olsun herşeye rağmen ayakta kalmak …
    Kısaca köpekbalığı hikayesini okuyunca aklıma tek bir söz geldi.
    SİZİ ÖLDÜRMEYEN ŞEY GÜÇLENDİRİR.

    1. Saygı Günenç dedi ki:

      Merhaba Ayşegül Hanım,

      Kesinlikle haklısınız. Her zaman pozitif çerçeveden bakmanız sizin yükünüzü hafifletecektir.

      Güzel bir gün geçirmenizi dilerim.

  4. muhammet bülent abur dedi ki:

    sonuç ve çözüme odaklı olmak sanıyorum başarı getiriyor…

    bir çalıma parkurunda köpek balığı olmak isterdim.

  5. Abdulbaki Canbudak dedi ki:

    Bu hikayeden bir de böyle sonuç çıkartılabilir mi; Kişi sağlıklı ve zinde iken, hastanede gezmek ve mikrop kaparak o hastalıktan kurtulmaya çalışması gibi olmuş. Hastalıktan kurtulanlar malum taze kalanlar, kurtulamayanlar.. 🙁

    İyi çalışmalar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3.486 okunma

Başa Dön