Saygı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ YASASININ GETİRDİKLERİ-1

Saygı Günenç

İŞ HAYATI

İŞVERENLERİ CİDDİ SORUMLULUKLAR BEKLİYOR
Bilindiği üzere Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği kavramı 4857 sayılı Kanun’un 77. maddesinde düzenlenmekteydi. Hükümde, “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler”  ibaresi yer almaktaydı. 4857 Sayılı Kanun’un 78. maddesinde de İş Sağlığı ve Güvenliği’ne ilişkin tedbirleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın çıkaracağı yönetmelik ve tüzüklerle belirleneceği hüküm altına alınmıştı.
30.06.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ise 4857 sayılı kanundaki düzenlemeye paralel olarak daha kapsamlı ve daha ayrıntılı düzenlemeleri içeren, işverenlere de ciddi yaptırımları olan birçok sorumluluk yükledi.
KAMU PERSONELİNDEN, ÇIRAK VE STAJYERLERE KADAR BÜTÜN ÇALIŞANLAR KANUN KAPSAMINA ALINDI.
  6331 sayılı Kanun “Bu Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır” hükmüyle kapsamı genişletti. Hükme göre fabrika, bakım merkezi, dikimevi ve benzeri işyerlerindekiler hariç Türk Silahlı Kuvvetleri, genel kolluk kuvvetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının faaliyetleri, afet ve acil durum birimlerinin müdahale faaliyetleri, ev hizmetleri,çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal ve hizmet üretimi yapanlar, Hükümlü ve tutuklulara yönelik infaz hizmetleri sırasında, iyileştirme kapsamında yapılan işyurdu, eğitim, güvenlik ve meslek edindirme faaliyetleri ile iştigal eden işyerleri hariç diğer bütün işyerleri kapsama dahil edildi.
50 VE DAHA FAZLA İŞÇİ ÇALIŞTIRAN İŞYERİ AYRIMI TARİH OLDU.
İş sağlığı ve güvenliği bakımından 50 ve üzerinde işçi çalıştıran işyerleri ayrımı kaldırılmış, bir işçisi dahi olan işyerleri bile bir takım sorumlulukların altına girmiştir.
Artık tüm işyerlerinde işçi sayısına bakılmaksızın 6331 sayılı İş sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nda düzenlenen hükümlere uymak zorunda bırakılmıştır. Örnek vermek gerekirse bir işçisi bile bulunan işyeri kural olarak İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları bulundurmak, ve düzenli Sağlık gözetimi yaptırmak zorunda bırakılmıştır. Ancak Kanun Koyucu küçük ölçekli işletmeleri de düşünerek 6331 sayılı Kanun’un 7. maddesinde “Kamu kurum ve kuruluşları hariç ondan az çalışanı bulunanlardan, çok tehlikeli ve tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri faydalanabilir. Ancak, Bakanlar Kurulu, ondan az çalışanı bulunanlardan az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin de faydalanmasına karar verebilir” ifadesiyle 10 kişiden az çalışan ve az tehlikeli işler için İş sağlığı ve Güvenliği hizmetlerinde bakanlıktan destek alınabileceği hususunu da açıklığa kavuşturmuştur.
PEKİ HANGİ İŞLER AZ TEHLİKELİ İŞ KAPSAMINDADIR?
Kanun yüklediği sorumlulukları işlerin tehlike çeşitlerine göre ayırmış olup esasen 3 grupta toplamaktadır. Buna göre az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli işler olmak üzere 3 çeşit tehlike grubu mevcuttur. Kanun atıf yaparak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından  15/08/2009 tarihinde resmi gazetede yayınlanan 27414 sayılı  İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tehlike sınıfları tebliğinde belirtilen sınıflara göre az tehlikeli,tehlikeli ve çok tehlikeli işlerin belirleneceğini hüküm altına almıştır.
 Tebliğe göre örnek vermek gerekirse; terzilik, avukatlık,bankacılık,eczacılık, ayakkabıcılık, giyim satma, esnaf işleri  vs. gibi  işler az tehlikeli işlerdendir.
Av.Sezin Şerbetci (alıntıdır)
Saygı Günenç tarafından yazıldı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1.359 okunma

Başa Dön