Saygı

İLETİŞİM DUVARLARI

Saygı Günenç

ÉÉÆÅ

Bazen kendinizi ifade ettiğinizi, buna rağmen karşı tarafın hiç anlamadığını düşündünüz mü?

Projenizi çalışıp, uğraşıp, emek harcayıp patronunuza/yetkilinize sunduğunuzda, sanki hak ettiği değeri almadığını hissettiniz mi? Açıklarken, fikrinizi savunurken duvara çarmış gibi tepki aldınız mı? Ya da bir arkadaşınızla bir konuyu tartışırken, bir çok kez anlattığınız halde, sizi anlamadığını düşündünüz mü?

Acaba nerede yanlış yapıyor olabilirsiniz?

İletişim karşılıklı iki insanın birbirine bilgi aktarması anlamına geliyor(kısa bir tanımla). Şart olan ise; ortak bir dil… Eğer anlatmak istediğiniz konu yada mesajınız karşı tarafın anlayacağı dilde değil ise, sıkıntılar başlıyor. Doğru kelimeleri kullanmak buradaki en büyük silahınız. Şayet yanlış kelimelerle kendinizi ifade ederseniz; patronunuz mazeret ürettiğinizi, hayat arkadaşınız onu hiç anlamadığınızı, dostunuz hiç dinlemediğinizi düşünebiliyor.

Peki doğru kelimeleri nasıl seçeceğiz?

İlk önce samimi ifadeler kullanmak gerekiyor. Karşı tarafı da dinlemeniz gerektiğini asla unutmayın. Sonra da yasaklı bir kaç kelimeyi kullanmadan konuşmanızı tamamlamanız yeterli olacaktır. Örneğin:

AMA(FAKAT, ANCAK,LAKİN): Bu kelimenin derinliğinde, mazeret üretmek yatıyor.

*Sizin dediğiniz gibi de yapabilirdim AMA ben böyle düşünüyorum.(Sizin dediğiniz gibi olmaz)

*Gelmeyi çok isterdim AMA çok işim var. (Benim işlerim senden önemli)

iletisim1

ASLINDA: Bu kelimeden sonra söyleyeceğiniz her cümle şüphe uyandırıyor.

*ASLINDA sizin gibi düşünmüştüm, sonra bu şekilde yaparsam daha iyi olur dedim. (Sizin düşüncenizi önemsemiyorum)

*Eve gelmeden önce ani işler çıktı. ASLINDA aklımdaydı sana o istediğin şeyi alacaktım. (Aklıma bile gelmedi.)

YOĞUNUM: Planlanamayan işler için ya da haddinden fazla alınan yükleri gerçekleştiremediğiniz için üretebileceğiniz mazeret anlamına geliyor. Hiç bir şekilde sizin düşündüğünüz gibi olumlu etki yaratmıyor.

*Yetiştirmeye çalışırım ama çok YOĞUNUM. (Aslında bu iş o ya da bu sebepten yetişmeyecek ben sadece nezaketen söyleyeyim.)

*Hayatım doğum gününü unuttuğum için üzgünüm bugün çok YOĞUNDUM. (Bir sürü işin arasında senin doğum günün önemsiz.)

¶‹‚}

ZATEN: Kıskançlığı ya da başkasının karşısında ezilmişliği gösteriyor.

*ZATEN bende aynısı söylemiştim. (Bunu tek düşünen o sanki.)

*Beni aramaması önemli değil. ZATEN beklemiyorum. (Umurumda olduğunu hissettirmemem lazım.)

Görüldüğü gibi iletişimde bazı bağlaçlar ve kelimeler maalesef farklı sinyaller veriyor. Bu kelimeleri kullanınca da karşıdaki kişiyi inanmıyor, güvenmiyor. Mazeret üretmek ve gerçeği saptırmak gibi algılanıyor.

ASLINDA bu yazıyı daha da uzun yazacaktım AMA konunun anlaşıldığını düşünüyorum. Bu YOĞUNLUĞUN içinde yine de yazabildiğim için mutluyum. ZATEN kaç kişi değiniyor ki bu konulara…

Birazcık tebessüm yaratılmış olmak ümidiyle…

Sevgiler

Saygı Günenç

Ocak/2015

 

Saygı Günenç tarafından yazıldı

“İLETİŞİM DUVARLARI” Yorumları (12 Adet)

  1. nermin dedi ki:

    Saygı Hanım bu kelimelere hiç bu açıdan bakmamıştım. Önemli bir konuya değinmişsiniz. Çok beğendim paylaşımınızı. Bu kelimeleri ve iletişimde ne anlama geldiklerini sevdiklerimle paylaşacağım ve bu kelimeleri kullanırken daha dikkatli olmaları konusunda uyaracağım. Sevgilerimle…

    1. Saygı Günenç dedi ki:

      Nermin Hanım,
      Bu platformda sizin gibi farkındalığı yüksek dostlarla bir arada karşılıklı fikir paylaşmak çok sevindirici. Teşekkür ederim.
      Güzel paylaşımlarda görüşmek dileğiyle.

  2. nermin dedi ki:

    Saygı Hanım sitenizi takip listeme ekledim. Değerli paylaşımlarınızdan uzak kalmak istemem. Sevgilerimle…

    1. Saygı Günenç dedi ki:

      Nermin Hanım,
      Güzel düşünceniz için teşekkür ederim. Yüreğinize sağlık…
      Sevgiler…

  3. fatma dedi ki:

    Merhabalar , öncelikle güzel yazılarınız için teşekkürler. bu konuda aklıma takılan şu ki ; kullanılan bu bağlaçlar kaç kişi tarafından sizin yazdığınız gibi okunuyor olabilir? kaç kişi ” ben bunu söylemek istiyorum aslında ya da kesin bana bunu ima ediyor” algısıyla kullanıyor bu bağlaçları? Biraz genelleme gibi değil mi acaba? Bulunduğunuz platforma göre değişir gibi geliyor bu bağlaçların anlamı. çünkü çoğu insan duygularını “naklen” yayınlayamadığı için bunu bazı kelimeler ve/veya cümlelerle anlatma yoluna gidiyor ve bu da insani bir özellik olduğu kadar kişilik özelliğidir diye düşünüyorum. burada suçlu olan bağlaçlar değil kurulan cümle ve içinde bulunulan ortamdır diye düşünmekteyim. Sevgi ve saygılarımla

    1. Saygı Günenç dedi ki:

      Merhaba Fatma Hanım,

      Bahsettiğiniz gibi, iletişimi bir kaç bağlaçla sınırlandıramayız. Söylediğimiz sözcükler bulunduğumuz zamana, ortama, ruh halimize ve çeşitli durumlara göre değişebiliyor. Hatta cümlenin vurgusuna göre bile kelimelere farklı anlamlar yüklenebiliyor. Burada özellikle bu bağlaçların yaygın olarak ne ifade ettiğini paylaşmak istedim. Maalesef özellikle çok mesafeli kurulan ilişkilerde bu bağlaçlar yanlış sinyaller verebiliyor.

      Katkılarınız için teşekkür ederim. Güzel paylaşımlarda görüşmek dileğiyle.

  4. Ayşegül İmamoğlu dedi ki:

    İletişim ,sanırım bir çoğumuzun sağlıklı çözüm üretemediği alan.Bazılarımız çok ama çok başarılı.her şart ev koşulda performans göstererek sabırla,öfke kontrolü ve stresi çok iyi yöneterek,ses tonuna ,beden diline her şeyden önce zihnine hakim olarak iletişimi sağlıklı hale çeviriyor.Bence kendini yetiştirme,kendinin çok iyi farkında olmak ve algılarla ilgili.Ben bilirim,ben de onu söyledim,benim bilgim var gibi egolarla iletişimi kazalara uğratıyoruz.
    Egomu öz güven oluşturur öz güven mi ego diye düşününce bir den ego ile öz güveni karıştırıyoruz gibi geldi.

    1. Saygı Günenç dedi ki:

      Merhaba Ayşegül Hanım,
      Ah bu iletişim:) Söylediklerinize katılıyorum. İletişim kazalarını engellemek için iletişimin en önemli kuralı olan karşı tarafı dinlemeyi gerçekleştirir ve egomuzu karıştırmazsak doğru bir adım atmış oluruz.

      Katkılarınız için teşekkür ederim.

  5. Niyazi dedi ki:

    Merhaba Saygı Hanım, yazınızı bitirirken de belirttiğiniz gibi (:)))), bu konuları alenen işleyen, umursayan çok kimse yok. Can sıkmadan, ilgiyi koruyarak, kısa ve özlü yazılarla pekçok bilgiyi bize ulaştırıyorsunuz. Keşke egitimde de üslup sizinki gibi eğlenceli olsa. Sonlanmakta olan öğrencilik hayatımda, gerçekten örnek olarak beni okumaya teşvik eden tek kişi oldugunuzu da belirteyim. Teşekkürler.

    1. Saygı Günenç dedi ki:

      Merhaba Niyazi Bey,

      Güzel sözleriniz ve keyifli yorumunuz için teşekkür ederim.
      Güzel paylaşımlarda görüşmek dileğiyle…

  6. Emine Can Şendaş dedi ki:

    Merhaba Saygı Hanım, yazınızın kısa ve öz olması çok güzel, sıkılmadan okunup algılanabiliyor.. Hemen hemen hepsine katılmak ile birlikte metnin sonuna doğru bize bu bağlaçlar yerine kullanmamız gereken alternatif ip uçları vereceğinizi de düşünmüştüm,verseydiniz çok daha güzel olurdu.. Kaleminize sağlık.. Güzel bir hafta olsun..

    1. Saygı Günenç dedi ki:

      Merhaba Emine Hanım,

      Güzel sözleriniz için teşekkür ederim.
      –ASLINDA bu kelimelerin yerine başka bir kelimeler önerebilirim:) ya da şöyle söyleyeyim.
      –Bu bağlaçların yerine geçecek tek başına bir kelime kullanmak yerine, doğru cümlelerle konuşmayı devam ettirmenin daha doğru olacağını düşünüyorum.
      –AMA yerine BİR DE BU AÇIDAN BAKABİLİR MİYİZ?
      –YOĞUNUM yerine SİZİN İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPACAĞIM? PLANLAMAMI TEKRAR YAPARAK ZAMAN AYIRMAYA ÇALIŞACAĞIM. SANIRIM ZAMAN DÜŞÜNDÜĞÜM GİBİ YETMEDİ.
      ZATEN yerine BEN BU ŞEKİLDE DÜŞÜNÜYORUM. gibi örnekler verebilirim.
      Katkılarınız için teşekkür ederim. Güzel paylaşımlarda görüşmek dileğiyle…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3.598 okunma

Başa Dön