Saygı

İK=İŞ HAYATININ MADEN İŞÇİLERİ

Konuk Yazarlar

 

Artık insanın elinden geleni yapmasının yetmediği gerekenin yapılması gerektiği bir dönemi yaşıyoruz. Gereken ise borsa hızında değişiyor. Artık ofis kapıları işlevini kaybetti. Herkes birbirini daha rahat görüyor. Ne yöneticiler çalışanları ne de çalışanlar yöneticileri kandıramıyor, -mış gibi yapamıyor. Çalışanlar büyük resmi daha iyi analiz ediyor, haklarını korumak için daha fazla savaşıyor ve değişim çarkının ezici hızına ayak uydurmaya çalışıyor.

Tüm bunlar olurken İK değişim bantlarını aktif hale getirip hantal yapısını geride bırakmak zorunda kaldı. 40 yıllık bilgileri ocağında tekrar tekrar ısıtıp sunmaktan vazgeçti. Şimdi daha iyi duyma, daha iyi okuma ve görme zamanı!

??????????????????

Birbirlerine ayna tuttular ve tetikleyicilerini buldular. Artık duygularını saklayarak duygu yönetimi yapmıyorlar. Her yaptıkları işe duygularını ve tutkularını katıyorlar. IK artık daha dinamik, özeleştirisini gocunmadan yapabiliyor. Dokulmazlar listeleri azaldı. Aktivasyon tuşuna basıldı. Gidilecek tek yol ileriye götürecek yol; zira arkadaki kapı kapandı. Değişim rüzgarı her IK’cının kapısına ‘Evraklardan başını kaldır ve üretmeye başla’ başlıklı toplantı davetiyesini getirdi.

İnsanoğlu kendine ait bir  madende özkaynaklarını sakladı. Yaşam dediği şey ise bu madenlerden en kıymetlilerini çıkarıp işlemek oldu. Kimisi kendi madeninin varlığından haberdar, kimi bihaber, kimi madene girip kirlenmeyi göze alamıyor kimi korkusuzca içeri dalıyor. Bizler artık hepimizin bir madeni olduğunun farkındayız. Bu bize ait, bize özel! İçeride neler olduğunu öğrenmek için canatan bizler pek çok tekniği kazma, kürek olarak kullanıyoruz. Ne kadar zengin bir madene sahip olursak olalım, içeri girip hammaddeyi bulmadan onu işlemeden ona sahip olamayacağımızı keşfettik.

girl in a business suit with phone and in a helmet on a black background

IK profesyonelleri iş hayatının maden işçileridir. Sorumlu olduğu tüm çalışanlara kendi madenlerinin farkına varma yolculuğuna eşlik eder. Bu yolda kendi teçhizatlarını arttırdılar. Pek çoğu artık birer koç, birer mentor! Gönüllü olmayanlara içeride neler olabileceğini anlatıyorlar. Yine de bu deneyimi yaşamak istemeyen olursa da ellerinde kazma, kürek içeri dalıyorlar. Biliyorlar ki devir hızlı karar verenin, hızlı eyleme geçenin ve kendini en hızlı yenileyenin devri. Bu hız kibri, burnundan kıl aldırmayan soğuk tutumu kusuyor, kabul etmiyor.

Kavramlar ölü derilerinden kurtuluyor. Yönetmek yerine eşlik etmek, öğretmek yerine desteklemek, düşünmek yerine harekete geçmek, sahne önündeki şatafat yerine perde arkasındaki güç geldi. Hızla yeni bilgileri giyinip soyunur olduk.

Artık toplantı trafiğinde zaman kaybeden kurumlar daha onlar toplantıya başlamadan sonuca ulaşmış ve eyleme geçmiş olan rakiplerinin farkındalar. Farkında olmayanları uyandıracak olanlar ise IK’cılar. IK profesyonelleri üst yönetimin inatçı ve eski kafalı tutumuna meydan okuyabilecek donanıma sahip! Dümene geçmeden önce yol haritalarını çıkarıyorlar. At üzerinde seyrü sefa yapmak yerine hızlı treni kullanmaya karar verdiler.

İçinde insan geçen bir departmanın saygın üyeleri, insanı anlamak için tekniklerin ötesine geçmek gerektiğini artık iyi biliyor. İnsana ulaşma yolunda çalışanların sadece işe alım zamanlarında parladıklarına inandıkları bu profesyoneller, evrak işlerinden kafalarını kaldırıp çalışanların gözlerinin ta içine bakmaya hazır.

Yasemin Koçak Tezel

Eğitmen /Yazar/Yönetici-İletişim Koçu

~~~

Konuk Yazarlar tarafından yazıldı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1.829 okunma

Başa Dön