Saygı

GELENEKSEL SALI SÖZLERİ – 19 AĞUSTOS 2014

Saygı Günenç

BUGÜN GÜNLERDEN SALI!

Gelin içimizden geldiği gibi her salı buraya bir söz yazalım. Bir kelime, bir cümle, başkasına ait bir söz… Hem bizi motive etsin hem de burada isimlerimizle ölümsüzleşsin…

Üstelik her hafta bir salı sözünü seçerek bir görselle birlikte, blogda ve tüm sosyal medyada yayınlıyoruz…

Güçlü bir arşiv, güçlü bir motivasyon kaynağı olduğu kesin. Ben sizlerin salı sözlerini okumaktan büyük keyif alıyorum. Peki ya siz?

(Bu yazının altına YORUM BÖLÜMÜNE "Salı Sözleri"mizi yazmaya devam edebiliriz.)

BU HAFTA KONUMUZ  SADAKAT!

İŞTE BENİM SALI SÖZÜM…

İŞTE GEÇEN HAFTANIN SEÇİLEN VE ÖNERİLEN SALI SÖZLERİ…

okangunencsali

yalnizsalihulyacarikci

Saygı Günenç tarafından yazıldı

“GELENEKSEL SALI SÖZLERİ – 19 AĞUSTOS 2014” Yorumları (23 Adet)

  1. Emre dedi ki:

    Sadakat bir erdem değildir aslında, Sevgiden kör olmaktır hep kaçtığın şeye eninde sonunda yakalanmaktir Sadakat, Sadakat ile başlayan herşey İhanet ile biter…

    1. Aslıhan dedi ki:

      Sadakat ihanetle bitmez bence. Ki bitersede zaten kendine ihanettir sonu mutsuzluk

  2. ahsen dedi ki:

    Bu dünyada ki en zor şey kendi kendine sadık kalmaktır.

    Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

    1. Aslıhan dedi ki:

      Sadakat Cem Beyin dediği gibi kendine karşı olan bir şey. Bu söz de tamamlıyor.

  3. seval dedi ki:

    Sadakat, baskasi istedi diye hain olmak değilmiş. Sadakat kendine sadık kalmakmis. Tuncel KURTiZ

  4. Cem Pınar dedi ki:

    Sadık olmak,en yakınından başlar…kendine sadık kalarak !
    —————-
    Sadakat için okuduğum bir şeyi paylaşmalıyım…

    Bushido’nun (savaşçının yolu) yedi temel ilkesinden olan ve sadakat anlamına gelen “chuugi” iki karakterden oluşur. Bunlardan ilki (chuu) iç ve kalp karakterlerinin üst üste yazılmasından oluşur. Yani ilk karakter dahi iç/merkez ve kalp/ruh/vicdan anlamına gelen iki ayrı karakterden meydana gelir. Bu ilk karakter kendi başına “vefa, bağlılık, adanmışlık” anlamlarına gelir. İkinci karakter olan (gi) ise “adalet, dürüstlük, doğruluk” anlamlarına gelir.

    Yani “sadakat” kelimesinin anlam öğelerini Japon dilinin derinliğinde ve güzelliğinde bulmak dahi mümkündür. Bu öğeler vicdanımızın ve ruhumuzun merkezindeki doğruluk, dürüstlük, vefa, adanmışlık ve adalettir.
    Saygılarımla

    1. Aslıhan dedi ki:

      Ne güzel bir kelimeymiş. Bu hikaye için teşekkür ederim Cem Pınar Bey

      1. Cem Pınar dedi ki:

        Bende teşekkür ederim.Saygılarımla

    2. Bülent Şanlıtürk dedi ki:

      CEM BEY TEŞEKKÜRLER,,,BU PLATFORMA YAKIŞAN BİR AÇIKLAMA YAZINIZ,,,KONUNUN NE KADAR DERİN OLDUĞUNU DA GÖSTERİYOR.sevgilerle

      1. Cem Pınar dedi ki:

        Teşekkür ederim Bülent Bey.
        Saygı ve Sevgilerimle

  5. Aslıhan dedi ki:

    Yalnızca kendine ve sana ihanet etmeyecek birine güven.Thomas Fuller
    İyi salılar:)

  6. Bülent Şanlıtürk dedi ki:

    Değerli Saygı hanım,,,Güzel günler.Bu kez öyle bir konu göndermişsin ki,,,Hepimizin çalışmadığı yerden geldi,,,
    Toplumumuzda kalmayan yerden geldi desem,herkese,kendim dahil ÇOK AYIP OLACAK,,,Vallahi çalışmadığımız yerden geldi,,,Sevgilerle

    1. Barış Ş. dedi ki:

      Üstadım konu hassas bir konu. İnsan ne yazarsam doğru olur yanlış bir yere gitmesin diyor. Sözünüze katıldım çalışmadığımız bir yerden geldi:) bu salı da değişikliği yaşattı saygı hanım bize.

  7. Barış Ş. dedi ki:

    Eğer iki kişi arasında kalıyorsanız; ikinciyi seçin. Çünkü birinciyi gerçekten sevseydiniz, ikincisi olmazdı.

    Charles Bukowski

    Sadakat ve ihanet. Cem beyin payşaşımı haftanın sözü olmalı.

    1. Cem Pınar dedi ki:

      Teşekkür ederim Barış Bey.Beğeniniz ve takdirinizle onore ettiniz.Saygılarımla

  8. Cemre Taşçı dedi ki:

    Bu konuda dertliyiz:)

  9. COSKUN SARIGOL dedi ki:

    Bu dünyadaki en zor şey kendi kendine sadık kalmaktırç
    F.Mihailoviç Dostoyevskiç

  10. COSKUN SARIGOL dedi ki:

    Sadakat;
    Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış, yolda ilerlerken, bir bisikletlinin çarpmasıyla yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış.Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar. Hemşireler, önce pansuman yapmışlar ve :

    ‘Biraz beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini’ söylemişler.
    Yaşlı bey huzursuzlanmış;

    “Acelesi olduğunu, röntgen istemediğini” söylemiş.

    Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar.

    “Eşim huzur evinde kalıyor. Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum” demiş.

    “Eşinize haber iletir gecikeceğinizi söyleriz” deyince.

    Yaşlı adam üzgün bir ifade ile:

    “Ne yazık ki karım Alzheimer hastası hiç bir şey anlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor” demiş.

    Hemşireler hayretle :

    “Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyor sunuz?” diye sormuşlar.

    Adam buruk bir sesle:

    Ama ben onun kim olduğunu biliyorum.

  11. COSKUN SARIGOL dedi ki:

    Savaşın en kanlı günlerinden biriydi. Asker, en iyi arkadaşının az ilerde kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Tam siperden dışarı doğru bir hamle yapacağı sırada, başka bir arkadaşı onu omzundan tutarak tekrar içeri çekti,
    -Delirdin mi sen? Gitmeye değer mi? Baksana delik deşik olmuş. Büyük bir ihtimalle ölmüştür. Artık onun için yapabileceğin bir şey yok. Boşuna kendi hayatını tehlikeye atma.
    Fakat asker onu dinlemedi ve kendisini siperden dışarıya attı. İnanılması güç bir mucize gerçekleşti, asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa geri döndü. Birlikte siperin içine yuvarlandılar. Fakat cesur asker yaralı arkadaşını kurtaramamıştı. Siperdeki diğer arkadaşı;
    -Sana değmez demiştim. Hayatını boşu boşuna tehlikeye attın.
    -Değdi, dedi, gözleri dolarak, değdi…
    -Nasıl değdi? Bu adam ölmüş görmüyor musun?
    -Yine de değdi. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı. Onun son sözlerini duymak, dünyalara bedeldi benim içim.
    Ve hıçkırarak arkadaşının son sözlerini tekrarladı:
    -Geleceğini biliyordum… Geleceğini biliyordu

  12. COSKUN SARIGOL dedi ki:

    Sadakat, eğer onu taşıyacak gücü yoksa insana çok ağır gelebilir. (Spartacus).

    Para ile alınan sadakat daha fazla para ile mağlup edilir. (Seneca)

    Sevdiğine bağlı kalmak için uğraşmak sadakatsızlığın ta kendisidir. (La Rochefaucauuld)

    Yemine gerek görmeyecek kadar sözlerine sadık ol. (Dale Carnegie)

  13. COSKUN SARIGOL dedi ki:

    HZ ŞEMS VE HZ MEVLANA
    Üzülme der Mevlana ve devam eder;
    Kızma hiç kimseye yaptıklarından dolayı
    aksine teşekkür et ihanet edenlere sadakati öğrettikleri için…
    Minnet duy yalancılara doğrunun farkına
    varmanı sağladıkları için…
    Mutsuz edenlere dua et mutluluğu daha
    derin hissettirdikleri için.. Herkesi sev
    yaşamına bir anlam kattığı için..
    Hayat bu yüzden daha güzel siyahlar beyazı
    farkettirdiği için.

  14. Saygı Günenç dedi ki:

    Sevgili salı dostları,

    Bu hafta zor bir konu seçtik Bülent bey haklı. Az bile olsa bu konuda harika sözlerin paylaşılması ise son derece sevindirici. Cem Beyin konunun özünü anlatan hikayesi ve paylaştığı söz haftanın sözü olarak seçiliyor.
    Sadık olmak,en yakınından başlar…kendine sadık kalarak !

    Bu haftanın öneri salı sözü Ahsen hanıma ait.

    Bu dünyada ki en zor şey kendi kendine sadık kalmaktır.
    Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

    Ayrıca Coşkun Sarıgöl Beyfendinin paylaştığı sözler son derece değerli kendisine ayrıca teşekkür ediyoruz. Salı sözlerinden faydalanan okuyucularımız için iyi bir kaynak oluşturdu. Ayrıca paylaştığı hikayeyi bugün yayınlayarak daha çok kişiye ulaşmasını sağlayacağım. (En güzeli de: Sevdiğine bağlı kalmak için uğraşmak sadakatsızlığın ta kendisidir. (La Rochefaucauuld))

    Haftaya salı görüşmek dileğiyle.

    1. Cem Pınar dedi ki:

      Sadakat,eskiden daha farklı algılanan ve yorumlanan bir değerdi.Günümüzde,hızlı değişim vazgeçilmez bir yaşam tarzı oldu.Özellikle Y kuşağı ve yolda olan Z kuşağı (ki gerçek hız onlarla daha çok hissedilip ve yaşanılacağına inanıyorum) her şeyi “Neden ?”ile sorguluyor.Çok da doğru olduğunu düşünüyorum.Nedeni anlayan,ya daha katılımcı ve bağlı oluyor,yada katılmayıp,bağlı kalmayıp inanacağı bir nedene yöneliyor.Bence “mış” gibi yapıp nedenini anlamadan bağlı kalmak en azından kendine dürüst davranmamak. Sadakatin ilk basamağı dürüstlük.Bu nedenle en yakınına dürüst olamayan “kendine sadık”kalamıyor. Dolayısı ile hem kendisi, hemde içerisinde olduğu sosyal/profesyonel gruba zaman kaybettiriyor.Salı paylaşımında bushido anlayışını özellikle Y ve Z kuşağına “nedenleri” ile anlatmak gerektiğine naçizhane inanarak paylaştım.Sadakat ancak ,içten,kalpten, vicdanla, adil,dürüst ve onurluca olunca anlama ulaşıyor.Sadakat,mutluluğun ve özgüvenin de en özel besleyicisi.Gençlere olan tüm inancım ve sevgilerimle tekrar beğeni ve takdirlerinize teşekkür ederim.Saygılarımla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

6.579 okunma

Başa Dön